Acı eşiğini aştığımız zaman bir kaç seçeneğin vardır. Biri dayanılmaz olanın altında ezilip pes etmek, bir diğeri yüreğinin kenarına iliştirdiğin bir sokak çiçeği.
W.Brown yeteneğini zamanın faustlarına, müzisyen avcıları, satmış bir müzisyendir. Acıdan beslenen Bluez ile ceketinin küçük cebine iliştirdiği gitarı ile pes etmeden yaşamayı seçen bir hüzünseverdir.
Ömrünün sonlarına doğru elindeki tel şey huzurevindeki tekerlekli arabadır. Onu da ellerinden almasınlar diye felçli taktiği yapar. Vel vel vel..Doğuştan bir tiyatrocu olan Brown bu oyunu iyi oynar. Lakin tüm yeteneğini satmış olduğu Bluez avcısı şeytanlar ile kontratı bozmadan gitmeye niyeti yoktur.
Bu kadar yeter. Tahmin ettiğiniz gibi Wille bu işi de halleder.
Peki bizim meselemiz nerde başlıyor bu hikayede? Wille in bitirmeye karar verdiği yerde bizimki başlıyor..Ruhumuzu satıp akışkan olanın unutkanlığında yaşamak..ya da acının derinliklerini soluyup gülümsemek. Teoriden ziyade tecrübelere odaklanmak bu konuda gülümsemek için daha doğru bir tercih gibi geliyor bana..
Bilmezler bir çiçeğin nasıl büyüdüğünü hayatında bir tohum ekmemiş olanlar. İçindeki tüm gücüne rağmen küçücük zavallı bir görüntüsü vardır çiçek tohumlarının. Ayazda aç kalmış, üşümüş, kanatları işlemez bir serçe gibidirler..Ona inanmanız gerekir gömerken toprağa. Toprak onu parçalar önce. Kabuğunu yırtarken ona yardımcı olsun diye sularsınız.Bunun sizin için önemi ayırdığınız zamandır. Önemsemezsiniz, unutursunuz,güneşi esirgersiniz.Toprağın altında nasıl bir acı ile başbaşa bıraktığını düşünmezsiniz bile..O yine de direnir topraktan yırtarak aldığı çatlamayı gerçekleştirirse tahmin edemeyeceğiniz güzellikte bir yeşşillik ile size gülümser görünür. Çektiği acıyı siz bilemezsiniz.
Yalnız yaşayanların yeşilliğidir o güzellik.Gülerler kendi kendilerine..Siz deli diye tanımlayıp kenara atarsınız..
Willie Brown Mİssisipi de pamuk tarlalarında susuz toprağa gömülmüş bir çiçek idi.
Acılarına gülmeyi öğrendi ve yeniden diriltti kendini. Yalnız bir ruh onun acılar içindeki doğumunu izlerken gülümsedi kimi zaman..Kimi zaman kahkahalar attı..
Doğumu gerçekleştirirken ki çığlıklardı o kahkahalar.
Sevgili Willie, müziğin ile suladığın bu ruha varolması için yaptığın katkılardan dolayı teşekkür ederim..Umarım bu seni de gülümsetmiştir.
